Adana'nın kıyı ovasından çok farklı bir coğrafyada, Toros Dağları'nın eteğinde kurulu Pozantı. Deniz seviyesinden 780 metre yükseklikte, çam ormanları ve yaylalarla çevrili bu ilçe, yüzyıllardır Anadolu platosuyla Çukurova arasındaki geçidin ağzında duruyor — hem tarihte hem bugün.
899 kilometrekarelik geniş bir alana yayılan Pozantı'da 2022 sayımına göre sadece 19.852 kişi yaşıyor; nüfus yoğunluğu Adana'nın en düşük ilçelerinden biri. Antik dönemde Pendonsis, Araplar tarafından El Bedendûn olarak anılmış. Hititler, Persler, Büyük İskender, Romalılar ve Bizanslılar sırayla bu geçitten geçmiş — Anadolu'ya inmek isteyen her ordunun karşısına çıkan az sayıdaki dağ geçidinden biri burası. Bugün Pozantı hâlâ Çukurova ile İç Anadolu arasındaki önemli geçiş noktalarından biri. Adana-Ankara yolculuğunda ilçe, özellikle karayoluyla seyahat edenler için doğal bir mola noktası.
Pozantı merkezine 10 km mesafedeki Belemedik, ilçenin en çarpıcı hikayesini taşıyor. 1900'lerin başında Berlin-Bağdat Demiryolu'nun Toroslar'daki en zorlu bölümü burada inşa edildi; 12 kilometrelik hat üzerinde 22 tünel açıldı. İnşaat için gelen yaklaşık 5 bin Alman mühendis ve işçi burada bir kasaba kurdu — hastane, okul, kilise, cami, sinema bile vardı. Birinci Dünya Savaşı sırasında işçi sıkıntısı çekilince Çanakkale ve Kafkasya cephelerinden getirilen esirler de çalışmaya katıldı; kasaba bir süre İngiliz, Fransız, Rus, Ermeni, Hintli ve daha pek çok milletten insanın bir arada yaşadığı uluslararası bir yerleşkeye dönüştü. Belemedik adının kendisi bile bu ortak çalışmadan geliyor: tünelin iki ucundan kazan ekipler ortada buluşup buluşamayacaklarını bilemeyince, Türk işçiler "bilemedik", Alman işçiler "belemedik" diye seslenirmiş.
Bugün geriye kalan yapılar harap durumda, neredeyse bir hayalet kasaba görünümünde; Pozantı Belediyesi bir kısmını turizme kazandırmak için restore ediyor. Kasabanın ortasındaki anıt çınar ağacı ve yanındaki belediye lokantası, ziyaretçilerin uğrak noktası.
Tekir Boğazı'ndaki bu Osmanlı dönemi yapısı, beş ayrı tabyadan oluşuyor; kalın sur duvarları ve içindeki cephanelik büyük ölçüde günümüze sağlam ulaşmış. Girişi ücretsiz, ilçe merkezine yaklaşık 16 km.
Belemedik Yaylası, Çakıt Nehri kıyısında yer alıyor. Yaban keçisi ve çeşitli kuş türlerini görmek mümkün; çadır kurmak isteyenler için de uygun alanlar bulunuyor. — Ama çevrede market ya da benzeri bir yer olmadığından ihtiyaçları önceden almak gerekiyor. Adana-Ankara karayolunun 90. kilometresinde, yolun iki yakasına yayılan Akçatekir Yaylası daha kolay ulaşılabilir bir seçenek. Kamp yapmayı sevenler için Aşar Yaylası da bölgenin tercih edilen noktalarından.
İlçenin kendine has bir mutfağından çok, dağ havasına uygun sade bir sofra kültürü var. Belemedik'teki belediye lokantası kahvaltı ve ızgara çeşitleri sunuyor; ilçe merkezinde ise otoyol molası için duran yolcuların uğradığı klasik esnaf lokantaları ağırlıkta.
Yaz, Pozantı'nın asıl mevsimi: Adana'nın boğucu sıcağından kaçanlar yaylalara çıkıyor, gece serinliği kıyıda bulunmayan bir konfor sağlıyor. Kışın ise yükseklik kendini gösteriyor — kar yağışı sık görülüyor ve zaman zaman yol kapanmalarına yol açabiliyor.
Adana şehir merkezine yaklaşık 100 km; Tarsus-Ankara Otoyolu (O-21/E90) üzerinden özel araçla bir buçuk saat civarında sürüyor. Yol, Toroslar'ı aşan Çakıt Tüneli'nden geçiyor. Tren tercih edenler için 1912'de açılan Pozantı Garı, Adana, Niğde, Kayseri, Ankara ve Karaman hatlarının kesiştiği bir istasyon — otoyoldan farklı, daha yavaş ama manzaralı bir alternatif.
Kış aylarında kar nedeniyle yol kapanmaları yaşanabiliyor; bu dönemde seyahat edecekler hava durumunu ve otoyol duyurularını önceden kontrol etmeli. Yaylalarda market ya da eczane gibi temel ihtiyaç noktaları bulunmuyor, gerekli her şeyi yanınızda götürmeniz gerekiyor. Belemedik'teki tarihi yapılar kırılgan durumda ve restorasyon sürüyor; ziyaret sırasında bu alanlara dikkatli yaklaşmak önemli.
Pozantı ve çevresindeki konaklama seçeneklerini Tatilox'ta inceleyebilirsiniz.