Adana'nın en doğusundaki sahil ilçesi Yumurtalık, çoğu kıyı beldesinden farklı bir geçmişle geliyor: burası bir zamanlar Akdeniz'in en işlek ticaret limanlarından biriydi. Bugün sakin bir balıkçı kasabası havası taşıyan Yumurtalık'ta, kale duvarları ile lagün kıyıları yan yana duruyor.
İlçenin eski adı Ayas — Yunanca kaynaklarda Aigaiai, Ermenice Ayas, Venedik kayıtlarında Lajazzo ya da Laiazzo. Kentin kuruluşu MÖ 4. yüzyıla, Büyük İskender'in Pers ordularını yenmesinin ardından bölgeye yerleşen Makedonyalı komutanlara kadar uzanıyor. Roma döneminde önemli bir sağlık ve ticaret merkeziydi; 7-10. yüzyıllardaki Arap-Bizans savaşlarında tahrip olduktan sonra 11. yüzyılda piskoposluk merkezi olarak yeniden canlandı.
Asıl parlak dönemini 13. yüzyılda, Ermeni Kilikya Krallığı'na bağlı bir liman kenti olarak yaşadı. Cenevizliler 1201'de, Venedikliler 1261'de burada ticari koloni kurma ayrıcalığı elde etti. Dönemin ünlü seyyahı Marco Polo da 1271'de babası ve amcasıyla çıktığı Çin seferi sırasında bu limandan karaya çıkmış. Osmanlı 1517'de bölgeyi topraklarına kattı; cumhuriyet döneminde nahiye merkezi Ayas'tan Yumurtalık'a taşındı ve ilçe adını buradan aldı — Osmanlıcada "yumurta gibi" anlamına geliyor.
Ayas'ın ticaret geçmişinden geriye kalan izler bugün hâlâ ayakta. Ayas Kalesi, karadaki asıl kale yapısı; 1266-1337 arasında Memlük saldırılarına defalarca uğramış ve yeniden inşa edilmiş. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, muhtemelen 1536'da inşa edilen üç katlı Süleyman Kulesi, denizden gelecek tehlikeleri erkenden fark etmek için yapılmış bir gözetleme kulesi; dar pencereleri bugün de görülebiliyor. Bu iki yapı birbirine yakın olduğundan kısa bir yürüyüşle gezilebiliyor.
Limanın 300 metre açığındaki küçük adada ise 11. yüzyıldan kalma Kızkalesi (Atlas Kalesi) duruyor — Mersin'deki benzer adıyla sık karıştırılıyor ama tamamen ayrı bir yapı. Adaya ulaşmak için tekneyle geçmek gerekiyor.
İlçenin kıyı şeridi, Çukurova deltasındaki dört lagünden birini oluşturan Yumurtalık Lagünü'yle çevrili. 2005'te Ramsar sözleşmesi kapsamında sulak alan ilan edilen bölge, aynı zamanda millî park ve doğa koruma alanı statüsünde de bulunuyor; kumul, tuzlu bataklık ve tatlı su habitatlarını bir arada barındırıyor. Palearktik-Afrika göç yolu üzerindeki kuşlar için önemli bir konaklama noktası, tehdit altındaki caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağaları da bu kıyıyı yuvalama alanı olarak kullanıyor.
Deveciuşağı yönünden lagüne ulaşılıyor; kuş gözlemi ve fotoğraf çekimi için tekne turları düzenleniyor.
Yumurtalık Plajı, ilçe merkezinden yürüyerek ulaşılabilen, ince kumlu ve sığ bir kıyı. Su berrak ve genellikle sakin; tekne ya da sandal kiralayarak açığa çıkmak isteyenler için de seçenekler var. Sahil boyunca duş, soyunma kabini ve yürüyüş parkurları bulunuyor, yaz aylarında su sporları da mümkün.
Mayıs-ekim arası kaplumbağa yuvalama sezonuna denk geldiğinden, bu dönemde plajın bazı bölümlerinde gece ışık kullanımı ve giriş kısıtlanabiliyor; sahildeki uyarı levhaları takip edilmeye değer.
Kasabanın mutfağı hâlâ balıkçılığa dayanıyor. Sabah erken saatte limana yanaşan tekneler akşamki menüyü büyük ölçüde belirliyor; lagos, çupra, lüfer, levrek ve kefal en sık karşılaşılan türler arasında. Liman kıyısı boyunca sıralanan balık restoranlarının yanında, Adana kebabı ve şalgam gibi klasik lezzetler de menülerde yer buluyor.
Deniz sezonu haziran-eylül arasında yoğunlaşıyor; sıcak aylarda gece geç saatlere kadar denize girenler oluyor. Bahar ve sonbahar ayları ise kale gezisi ve lagün turu için daha uygun — hem sıcaklık daha ölçülü hem de kalabalık daha az.
İlçe, Adana şehir merkezine yaklaşık 80 km, komşu Ceyhan'a ise 30 km mesafede. Karayoluyla ulaşım özel araçla ya da ilçeler arası minibüs seferleriyle sağlanıyor; Adana merkezden çıkan yol Ceyhan üzerinden Yumurtalık'a bağlanıyor. Çukurova Uluslararası Havalimanı'ndan gelenler için de en pratik seçenek kara yolu.
İlçe merkezi küçük olduğundan gece hayatı ve alışveriş seçenekleri sınırlı; kasaba dışına çıkmadan önce bu beklentiyle gitmek daha rahat bir deneyim sağlıyor. Kale ve kule gezileri açık havada ve gölgesiz olduğundan öğle saatleri yerine sabah ya da akşamüstü tercih edilebilir. Yumurtalık ile Karataş arasında doğrudan bir kıyı yolu bulunmuyor; ikisini aynı güne sığdırmak yerine ayrı günlere ayırmak gezinme açısından daha pratik.
Yumurtalık'taki otelleri Tatilox'ta inceleyebilirsiniz.