Bazen insan yaşadığı şehrin gürültüsünden, bitmek bilmeyen bildirim seslerinden ve trafiğinden öyle bir yoruluyor ki tek ihtiyacı olan şey derin bir nefes alıp çam kokusunu içine çekmek oluyor. Çoğumuz dinlenmek deyince hemen bavulları toplayıp uçaklara binmeyi, saatlerce süren yolculukları düşünüyoruz. Oysa huzur bazen yanı başımızda, sadece 40-50 dakikalık bir virajın ardında saklı.
Ben tam anlamıyla bir kış insanıyım; kapalı alanlarda oturmak yerine yağmurun sesini balkonda dinlemeyi, sisin çam ağaçları arasından süzülüşünü izlemeyi her şeye değişmem. Mersin’in o tatlı serinliğinin başladığı günlerde, kafayı boşaltmak ve biraz olsun doğaya karışmak için rota ararken Tatilox üzerinden tam aradığımız gibi bir yer bulduk: Erdemli Sinap Yaylası’nda, ormanın kalbine gizlenmiş jakuzili bir yayla bungalovu.
İki gün boyunca telefonları masada bıraktığımız, şömine tadında sohbetler ettiğimiz ve yağmurun ardından çıkan gökkuşağına tanıklık ettiğimiz bu kaçamağın tüm detaylarını, deneyimlerimi ve merak edilenleri bir araya getirdim.

Tesis, Mersin şehir merkezine yaklaşık 47-50 kilometre, Erdemli ilçe merkezine ise ortalama 27-28 kilometre mesafede konumlanıyor. Mersin Otogarı'ndan ya da merkezden yola çıktığınızda yaklaşık 50 dakikada tamamen farklı bir iklime adım atıyorsunuz. Sahildeki nemli ve ılık hava, rakım yükseldikçe yerini tertemiz, hafif serin ve ciğerlerinizi açan bir dağ havasına bırakıyor.
Yol boyunca etrafınızı saran kızılçam ve sedir ağaçları zaten daha tesise varmadan sizi dinlendirmeye başlıyor. Güvenlikli ve korunaklı geniş bir arazi içerisine yerleştirilmiş bu bungalovlar, birbirinin mahremiyetini rahatsız etmeyecek şekilde vadiye ve dağ manzarasına bakıyor. Şahsi aracınızla rahatlıkla gidebileceğiniz bir güzergâhta ve tesise ulaştığınızda özel otopark alanı bulunuyor
Biz tesiste yer alan 40 m²’lik Jakuzili Bungalov seçeneğinde konakladık. Kapıyı açıp içeriye adım attığınız ilk saniye sizi saran o doğal ahşap kokusu, ortama hâkim olan loş ve huzurlu aydınlatma gerçekten otele değil de doğadaki kendi evinize gelmişsiniz hissi veriyor.
Odanın içinde ferah bir oturma grubu, geniş ve rahat bir çift kişilik yatak, klima, televizyon ve kettle ile çay/kahve köşesi bulunuyor. Ancak evin tartışmasız iki yıldızı var: Birincisi geniş pencerelerin önüne yerleştirilmiş keyifli jakuzi, ikincisi ise ayaklarınızı uzatıp vadiyi izleyebileceğiniz ahşap teras.
Gündüz saatlerinde orman yürüyüşünden ya da yayla serinliğinden sonra sıcacık jakuziye girip camdan çam ağaçlarını izlemenin keyfi tarif edilemez. Benim gibi dışarıda vakit geçirmeyi sevenler içinse teras tam bir sığınak. Yağmur hafif hafif tavanı döverken terasta kahve yudumlamak, sisin vadinin üstüne çöküşünü seyretmek insanı öyle bir dinginleştiriyor ki saatlerce hiçbir şey düşünmeden oturabiliyorsunuz. Hele ki yağmur dindikten hemen sonra çamların üzerinden yükselen o gökkuşağı anı, bu seyahatin unutulmaz karelerinden biri oldu.
Çoğu dağ evi sadece oturup dinlenmek için tasarlanmıştır; fakat burayı öne çıkaran en keyifli yanı doğayla adrenalini birleştirmesi. Eğer "Ben sadece odada oturamam, biraz hareket lazım" diyenlerdenseniz tesis sınırları içinde yapabileceğiniz harika aktiviteler var:
Bungalovların içinde mutfak tezgâhı bulunmuyor; dolayısıyla yemek telaşına girmeden tamamen dinlenmeye odaklanabiliyorsunuz. Rezervasyonumuz Oda & Kahvaltı konseptindeydi. Dağ havasının verdiği tatlı iştahla erkenden uyanıp tesisin restoranına geçtik.
Yöresel peynirler, taze yayla lezzetleri, sıcacık hamur işleri ve taze demlenmiş çay eşliğinde manzaraya karşı yapılan kahvaltı tek kelimeyle harikaydı. Öğle ve akşam yemekleri için ise dışarıya çıkmanıza hiç gerek yok; tesisin bünyesindeki alakart restoran ve kafe-bar gün boyu hizmet veriyor. İster sıcacık bir çorba ve ızgara çeşitleri tercih edin, ister terasta kahvenizi tatlıyla taçlandırın, mutfak beklentileri fazlasıyla karşılıyor.

Bu tesis sadece romantik bir hafta sonu geçirmek isteyen çiftler için değil; doğayla baş başa kalmak isteyen arkadaş grupları ve aileler için de çok dengeli bir ortam sunuyor.
Tatil için her zaman haftalarca plan yapmaya, yüzlerce kilometre yol tepmeye gerek yok. Mersin’in sıcağından ve iş stresinden bunaldığınız ilk anda sadece küçük bir çanta hazırlayıp kendinizi Sinap Yaylası’nın serin kollarına bırakabilirsiniz. Biz otel aramakla, müsaitlik sorgulamakla hiç uğraşmadan yerimizi doğrudan Tatilox üzerinden ayırttık.
Tesisle ilgili aklınızda bulunması gereken pratik notlar:
Kendinize birkaç gün hediye etmek, yağmur damlalarının ahşap terasa vuruşunu dinlemek ve sessizliğin tadını çıkarmak istiyorsanız burayı mutlaka favori rotalarınıza ekleyin. Şimdiden iyi dinlenmeler!