Bazen insanın sadece durmaya, derin bir nefes almaya ve bildiği bütün karmaşayı arkasında bırakmaya ihtiyacı olur ya; işte tam öyle bir ruh halindeyken rotamı Hatay’ın en özel köşelerinden birine, Samandağ sahiline çevirdim. Akdeniz’in o bitimsiz maviliğini yanıma alıp birkaç gün her şeyden uzaklaşmak istiyordum. Samandağ Meydan Mahallesi kıyısında karşıma çıkan bu ahşap bungalov, tam aradığım o dingin sığınağa dönüştü. Kapıyı açtığınız anda yüzünüze vuran hafif tuzlu esinti, arka fonda hiç susmayan dalga sesleri ve günün her saatine yayılan o yavaşlama hissi… Tatilox üzerinden planladığım bu kaçamak, beklediğimden çok daha fazlasını fısıldadı bana.
Tesisin bulunduğu yer, Samandağ’ın karakteristik atmosferini sonuna kadar hissettiren Meydan Mahallesi kıyısında konumlanıyor. Buraya adım attığınızda şehirlerin o aceleci ritmi anında siliniyor. En güzel yanı, denizin sadece bir manzara değil, gününüzün tam ortasında bir durak olması. Sabah uyanıp balkona ya da verandaya çıktığınızda, sadece birkaç adım yürüyerek kum sahilin kenarına inebiliyorsunuz.
Samandağ sahilinin o kendine has, engin ve dokunulmamış bir havası var. Burada gün sadece saatlerle değil; ışığın rengiyle, dalgaların kıyıya vuruş sıklığıyla ölçülüyor. Sahilin uzunluğu, akşamüstü yürüyüşleri yaparken ufkun ne kadar geniş olduğunu hatırlatıyor insana. Arabanızı tesisin hemen yakınındaki alana rahatça bırakıp bungalovunuza geçtiğiniz anda, dış dünyadaki tüm trafik ve gürültü bir anda geride kalıyor.
Konakladığımız 21 metrekarelik standart ahşap bungalov, dışarıdan ne kadar sıcak ve samimi duruyorsa içine adım attığınızda da o kadar ferah hissettiriyor. Ahşabın doğal dokusu içeriye çok hoş, dingin bir sıcaklık katmış. Mekan iki katlı asma kat mimarisiyle öyle akıllıca kurgulanmış ki, alanın her köşesi hem işlevsel hem de dinlendirici bir amaca hizmet ediyor.
Bu evlerde üç kişiye kadar rahatça konaklanabiliyor; çekyat ve ek yatak düzeniyle hem çiftler hem de samimi arkadaş grupları için oldukça pratik bir kullanım sunuyor.

Bungalovun bana göre en keyifli noktası kesinlikle kendine ait verandasıydı. Sabahları güneşin ilk ışıkları bahçeye düşerken elinizde dumanı tüten bir kupayla o ahşap verandada oturmanın keyfi tarif edilemez. Dış mekanda bulunan masa ve sandalyeler, günün her saatinde açık havada vakit geçirmeyi mümkün kılıyor.
Bahçenin yeşilliği arasına serpiştirilmiş oturma alanları ve hamaklar gün boyu tembellik yapmak için adeta sizi çağırıyor. Bir kitap açıp birkaç sayfa okuduktan sonra kendinizi hafif esintiye bırakıp uyuklamak, şehirde unuttuğumuz o basit ama paha biçilemez lükslerden biri. Tesis çalışanlarının güler yüzü, sabah karşılaştığınızdaki samimi "günaydın"ları ve her ihtiyacınızda gösterdikleri o içten Samandağ misafirperverliği de burayı sadece bir konaklama yeri değil, sıcak bir ev ortamı gibi hissettiren en önemli ayrıntılardan.
Konaklamaya dahil olan açık hava sabah kahvaltısı, güne başlamanın en lezzetli yoluydu. Hatay’ın o dillere destan kahvaltılıkları, taze zeytinler, sıcacık çay ve çıtır ekmekler eşliğinde bahçede yapılan kahvaltının tadı bir başka oluyor. Günün geri kalanında ise yeme içme konusunda tesis misafirlerine tam bir esneklik tanıyor:
Akdeniz’de gün batımını izlemek her zaman özeldir ama Samandağ sahilinde gökyüzünün kızıla, mora ve turuncuya bürünüşü bambaşka bir görsel şölene dönüşüyor. Akşamüstü güneş ufuk çizgisine doğru alçalırken kumsalda yürüyüşe çıkmak, gökyüzünün yavaş yavaş kararmasını izlemek ve havanın o tatlı serinliğini hissetmek konaklamanın en büyüleyici anlarındandı.
Bungalovda kalırken bölgeyi keşfetmek isteyenler için etrafta mutlaka görülmesi gereken noktalar var:
Eğer bu sakin sahil kasabasında ahşap bir bungalovda birkaç gün geçirmeyi planlıyorsanız, konaklamanızı çok daha keyifli kılacak birkaç küçük hatırlatmayı buraya eklemek isterim:
Hatay’ın sıcaklığını, Samandağ’ın o sakin sahil dokusunu ve ahşabın huzur veren sadeliğini bir arada yaşamak isteyenler için burası kesinlikle rotaya eklenmesi gereken bir adres. Bazen sadece dalga sesine uyanmak bile bütün yorgunlukları silmeye yetiyor.