Antakya'nın güneyinde, Suriye sınırına komşu ve denize kıyısı olmayan Altınözü, Hatay'ın "Zeytin Diyarı" olarak anılan ilçesi. 1945'te Antakya'dan ayrılıp kendi başına ilçe oldu. Zeytin ağaçlarıyla kaplı vadileri, kaleleri ve çok dinli köyleriyle Hatay'ın daha az bilinen ama en özgün rotalarından birini oluşturuyor.
Tokaçlı köyündeki Zeytin Müzesi, 300 yıllık bir yağhanenin restore edilmesiyle 2017'de açılmış. Eski zeytin kırma taşları ve değirmenler hâlâ içeride duruyor. Bir köşede de Leonardo da Vinci'nin tasarladığı zeytinyağı mengenesinin replikası var. Altınözü'nde zeytinciliğin geçmişi ise 3.000 yıl öncesine kadar uzanıyor. İlçede yaklaşık 15 milyon zeytin ağacı bulunması, buranın neden "Zeytin Diyarı" diye anıldığını da açıklıyor.
Zeytin müzesinin bulunduğu Tokaçlı, nüfusunun tamamı Arap Ortodoks Hristiyanlardan oluşan tek Türkiye köyü olma özelliğini taşıyor. Köydeki Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi çok eski bir yapıya dayansa da bugünkü halini 1891'de almış; giriş kapısının yanında On Emir'in yazılı olduğu mermer bir levha, çatısına bitişik de bir çan kulesi var. Çan kulesi 6 Şubat 2023 depreminde ağır hasar gördü.
Kozkalesi köyü yakınında, Antakya yoluna hakim bir tepede yükselen Koz Kalesi (Kürşat Kalesi olarak da anılıyor), Antakya Prensliği döneminde inşa edilmiş ve bir dönem Antakya Latin Patriği'nin ikametgahı olarak kullanılmış. Kalede Helenistik döneme ait bir hamam, su depoları ve cephanelikler de bulunuyor. Antakya merkezine yaklaşık 20 kilometre; kesme taşlarla örülü devasa kulesi, çevreye panoramik bir manzara sunuyor.
Amanos Dağları'nın sarp yamaçlarında, bulutların arasında kalan Şalen Kalesi, Hatay'ın en az keşfedilmiş tarihi duraklarından biri — bir gözetleme kalesi olarak inşa edilmiş. Yaz aylarında serinlemek isteyenler için Sarısu Yaylası iyi bir seçenek; tarihi Yonca Köprüsü de rotaya eklenebilecek bir başka durak. Merkeze daha yakın bir mola arayanlar için ise yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanlarıyla Altınözü Kent Parkı var.
Altınözü'nün çok dinli dokusu köylerin ötesine de taşıyor. Fatikli Mahallesi'ndeki Fatikli Camii, 1875'te Osmanlı döneminde yapılmış ve restore edilmiş. Sarılar Mahallesi'ndeki 9. yüzyıldan kalma bir kilise ise hâlâ Ortodoks Hristiyanlar tarafından ibadete kullanılıyor.
Altınözü'nün sofrası da zeytinyağına dayanıyor: soğuk sıkım zeytinyağı, sofralık zeytin ve zeytinyağlı yemekler ilçenin öne çıkan lezzetleri. Nar ekşisi ve kuru incir gibi diğer yöresel ürünler de köy pazarlarında ve üretici dükkanlarında bulunabiliyor.
Altınözü, Antakya merkezine yaklaşık 20-23 kilometre; köy garajlarından kalkan dolmuşlarla ya da özel araçla kolayca ulaşılabiliyor. Antakya'ya yakınlığı sayesinde günübirlik gezilebildiği gibi, ilçenin kırsal atmosferini daha uzun yaşamak isteyenler için Altınözü'nde konaklama seçenekleri de bulunuyor. Bölgedeki tesisleri Tatilox üzerinden inceleyerek rotanıza uygun konaklama seçeneğini değerlendirebilirsiniz.
Altınözü, zeytin kültürünü ve kırsal Hatay'ı yakından tanımak isteyenlere, çok dinli köy dokusuyla ilgilenenlere ve kale gezileri seven tarihseverlere hitap ediyor. Antakya'dan günübirlik bir kaçamak arayanlar için de pratik bir rota.