Hani bazen her şeyi "kapat" tuşuna basıp fişi çekmek istersiniz ya... Tam o moddaydım. Hafta sonu yaklaşırken evde durmak istemedim ama öyle uçakla, otobüsle saatlerce yol tepmeye de hiç halim yoktu. Ordu’dan çıkıp şöyle tekeri çok döndürmeden, bizi yormayacak ama "oh be dünya varmış" dedirtecek bir yer arıyorduk. Rotayı komşuya, Samsun’a kırdık. İyi ki de kırmışız.
Size bu yazıda, Tatilox’ta KOD 5506 diye geçen, Ondokuzmayıs tarafındaki o ısıtmalı havuzlu bungalovda geçirdiğimiz 24 saati anlatacağım. Ama öyle klasik "şurası şöyle güzel, burası böyle güzel" yazısı beklemeyin. Ne hissettiysem, ne yaşadıysam o.

Açık konuşayım, Instagram’da o karların, yağmurların altında sıcacık havuzda yüzen insanları görünce hep "yahu üşümüyor mu bunlar?" derdim. Denemek lazımmış. Bizim ekip "Hadi gidelim" deyince, internette biraz dolandık. Aradığımız kriterler netti:
Mahremiyet: Kimse bizi görmesin, kafamıza göre takılalım.
Konfor: "Doğadayız" diye de tahta kurularıyla uyumayalım, yatağımız rahat olsun.
Aksiyon: Kış günü yapacak bir aktivitesi (yani havuzu) olsun.
Sonuçta Tatilox üzerinden bu evi bulduk. Fotoğraflar iddialıydı ama insan gidene kadar hep bir "acaba?" diyor.
Samsun - Sinop yolu üzerinden Ondokuzmayıs’a saptık. Ulaşım o kadar kolaydı ki, navigasyon "vardınız" dediğinde şaşırdım. Dağ tepe tırmanma derdi yok, arabanın altını vurma stresi yok. Denize de şaka maka 100 metre falan uzaklıkta. Yazın gelsek denizden çıkmazdık muhtemelen ama bu sefer hedefimiz bahçedeki o mavi suydu.
Arabayı park edip bahçe kapısından girdiğimizde ilk dikkatimi çeken şey sessizlik oldu. Tesisin etrafı bayağı korunaklı. Dış dünyayla bağlantıyı o an kestik. İçeri girdiğimizde bizi tertemiz, ahşap kokulu bir ev karşıladı.
Bungalovun içi... Nasıl anlatsam? Hani bazı yerlerde eşyalar "yasak savmak" için konur ya, burası öyle değil. Mutfak tezgahına baktım; tenceresinden tavasına, bardağından çatalına kadar her şey tam tekmil. "Burada yaşanır" dedim içimden. Biz hazırlıklı gelmiştik, poşetleri hemen dolaba yerleştirdik.
Alt katta şahane bir oturma grubu var, televizyon karşısında yayılmalık. Ama asıl olay üst katta, asma kattaki yatak odasında. Sabah gözünüzü açtığınızda o üçgen pencereden gökyüzünü görmek bile insanı resetlemeye yetiyor. Temizlik takıntısı olan biri olarak banyoya, çarşaflara ekstra dikkat ettim; benden geçer not aldı, pırıl pırıldı.

Gelelim fasulyenin faydalarına... Bavulları attığımız gibi kendimizi bahçeye attık. Hava buz gibi değil ama serin, montla duruyoruz. Havuzdan dumanlar tütüyor... O anki hissi tarif etmek zor.
Suya ilk girdiğiniz an... İşte o an bütün o şehir yorgunluğu, trafik stresi suya karışıp gidiyor. Isıtmalı özel havuz olayını gerçekten çok sevdim. Suyun sıcaklığı tam kıvamında, ne haşlıyor ne üşütüyor. Biz 5 kişiydik (ev zaten 5 kişiye kadar alıyor), havuzda gayet rahat sığıştık, eğlendik. Çocuklu aileler için de büyük nimet bence bu. Çocuğu zapt etmek zor olur normalde ama burada sıcak suda saatlerce oynasın, sesini çıkarmaz.
Akşam olunca olayın rengi değişti. Sudan çıktık, kurulandık, acıktık tabii. Bahçede mangal alanı var, hemen kömürü közledik. O klasik "mangal başı sohbetleri" başladı. Şehirde apartman balkonunda yapamadığımız o keyfi burada sonuna kadar yaşadık.
Yemekten sonra favori köşeme geçtik: Ateş Çukuru. Bahçenin köşesinde, etrafına sandalyeleri dizdiğimiz o alan... Ateşi yaktık, çayımızı demledik. Sadece ateşin çıtırtısı ve bizimkilerin kahkahası vardı. İnsan bazen sadece ateşi izlerken bile dinleniyor yahu. Telefonları bir kenara bıraktık, uzun zamandır yapmadığımız kadar derin sohbet ettik. Bu evin en güzel yanı bence bu; insanı sosyalleştiriyor, yanındakine odaklanmanı sağlıyor.

Biz evden pek çıkmak istemedik (o havuz varken kim ister ki?) ama "gelmişken iki tur atalım" derseniz konum stratejik.
Meraklısına Amazon Köyü çok yakın (24-25 km).
Samsun'a gelip Bandırma Vapuru'nu görmemek olmaz derseniz o da yarım saatlik yol.
Doğa aşığıysanız Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti hemen dibinizde sayılır.
Ha bir de market, bakkal işleri çok kolay. Ondokuzmayıs merkezdesiniz sayılır, bir şeye ihtiyacınız olursa hemen hallediyorsunuz. Öyle "dağın başında mahsur kaldık" durumu yok.

Özetle; Samsun’daki bu bungalov sadece bir konaklama yeri değil, resmen bir "kaçış tüneli" olmuş. KOD 5506'da kaldığımız süre boyunca bir kez bile "keşke şurası şöyle olsaydı" demedik. Isıtmalı havuzu, korunaklı bahçesi, o ahşabın sıcaklığı... Hepsi birleşince ortaya tadı damağımızda kalan bir tatil çıktı.
Güvenlik konusunda da; biz Tatilox.com üzerinden hallettik her şeyi. TÜRSAB belgeli acente olduğu için kafamız rahattı, sürpriz yaşamadık. Ödemedir, rezervasyondur tıkır tıkır işledi.
Eğer sizin de piliniz bitmek üzereyse, şarj olmak için burayı listenize mutlaka ekleyin. Küçük bir mola, inanın insana ilaç gibi geliyor. Biz Filiz’in Gezileri ekibi olarak burayı çok sevdik, size de gönül rahatlığıyla "gidin, görün, o havuzun keyfini çıkarın" derim.
Hadi, şimdiden iyi tatiller!