Selamlar canım arkadaşlarım! Bugün sizi çok uzaklara değil ama kendinizi bir İskandinav masalında hissedeceğiniz, her köşesi ayrı bir huzur kokan bir yere götüreceğim. Bildiğiniz gibi evimde, düzenimde her zaman sadelik ve sıcaklık arayışındayım. Bu hafta sonu da bu arayışımı Kahramanmaraş’ın o meşhur temiz havasına, Onikişubat’ın bembeyaz örtüsüne bıraktım. Kahvemiz hazırsa, Tatilox ile keşfettiğimiz bu rüya gibi tesisteki deneyimlerimi anlatmaya başlıyorum!
Kahramanmaraş denince akla hemen dondurma gelir ama size bir sır vereyim mi? Buranın doğası, o dondurmasından çok daha tatlı. Tesise ulaştığımız ilk an, Fırnız Deresi’nin şırıltısı bizi karşıladı. Hani hep o "doğaya dönüş" videolarında gördüğünüz, insanın ruhunu dinlendiren o ses var ya, işte tam olarak ondan bahsediyorum. Yemyeşil ağaçların (şimdi ise karın altındaki o muazzam duruşlarının) gölgesinde uyanmak, şehir gürültüsünden sonra bana ilaç gibi geldi.

İçeri girdiğim an "İşte bu!" dedim. Tasarım o kadar sıcak ki... 54 metrekarelik bir alan ama tavan yüksekliği sayesinde kendinizi kocaman bir şatoda gibi hissediyorsunuz. Tamamı ahşap dokulu, o mis gibi ağaç kokusunu içinize çekebiliyorsunuz. Salonun tam ortasında yanan o şömine... Arkadaşlar, o çıtırtı eşliğinde kitap okumak ya da sadece karın yağışını izlemek paha biçilemez.
Mutfak ve oturma alanı tam benim tarzım; minimalist, işlevsel ve çok şık. Ama asıl olay üst katta başlıyor. Yatak odası doğrudan o devasa pencerelere bakıyor. Sabah gözünüzü açtığınızda bembeyaz bir ormana bakmak, insanı gerçekten hayata yeniden bağlıyor.

Şimdi en estetik detaya geliyoruz. Dışarıda bembeyaz bir örtü, bahçenizde ise size özel bir havuz... Kışın o havuzun kenarında, kar manzarasına karşı kahve içmenin fotoğraf karesine kattığı o derinliği anlatamam. Havuzun görüntüsü bile mekana o kadar lüks ve izole bir hava katıyor ki!
Tabii kışın tadını içeride çıkarmak isteyenler için evin içindeki devasa jakuzi asıl kurtarıcı. Dışarıdaki o dondurucu soğuğu izlerken sıcacık jakuzide vakit geçirmek, vücudunuzun tüm yorgunluğunu alıyor. Akşam şömineyi yakıp, ardından bu keyfi yapmak benim için bu tatilin zirve noktasıydı. Yazın gelirseniz o havuzun tadının eminim çok daha başka bir keyfi olacaktır!
Biliyorsunuz, ben kahvaltı masalarına bayılırım. Tesiste verilen serpme kahvaltı tam anlamıyla bir "yerel lezzet şöleniydi". Kahramanmaraş’ın o meşhur peynirleri, taptaze zeytinler, el yapımı reçeller... Hepsi o kadar özenli hazırlanmış ki, Arzu_homee onayından geçti diyebilirim! Ortak bahçe alanında doğaya karşı o ilk yudum kahve, sanırım tüm yılın stresini benden aldı götürdü.

Tesis o kadar huzurlu ki çıkmak istemeyebilirsiniz ama çevrede de görülecek harika noktalar var. Eğer vaktiniz olursa;
Döngel Mağaraları: Tesise çok yakın (yaklaşık 19 km), mutlaka görülmeli.
Başkonuş Yaylası: Eğer karın tadını daha da yukarılarda çıkarmak isterseniz harika bir rota.
Şehir Merkezi: Dönüş yolunda Maraş merkezine uğrayıp o meşhur çarşıları gezmeyi, bir dondurma molası vermeyi unutmayın.
Check-in / Check-out: Girişler 14:00, çıkışlar 11:00. Personel o kadar nazik ki, her ihtiyacınızda bir telefon uzağınızdalar. Resepsiyon 24 saat açık.
Çocuklar: 2 yaşına kadar olan bebekler ücretsiz, tam bir aile dostu yer. Ulaşım: Kendi aracınızla geliyorsanız ücretsiz otopark mevcut.
Kahramanmaraş Havalimanı ise yaklaşık 43 km uzaklıkta.

Bazen sadece durmak gerekir. Koşturmacadan, temizlikten, işten, güçten sıyrılıp sadece "nefes" almak. İşte Tatilox üzerinden bulduğum bu bungalov bana tam olarak bunu sağladı. Eğer sizin de ruhunuzun biraz dinlenmeye ihtiyacı varsa, sevdiklerinizi yanınıza alın ve bu masalsı kaçamağı kendinize hediye edin.
Beni buralarda ağırlayan güler yüzlü ekibe ve bu harika planı organize eden Tatilox ailesine çok teşekkür ederim. Bir sonraki gezi rotamızda görüşmek üzere, huzurla kalın! Yazar: Arzu Kıvrım (@arzu_homee) Konaklama Tarihi: Şubat 2026 Rezervasyon: Tatilox.com