Influencer’larımızın Otel Önerileri

Şehirden Kaçışın En Yeşil Hali: Karadeniz’de Irmağın Kıyısında Bungalov Deneyimi

Tatilox.com Blog Şehirden Kaçışın En Yeşil Hali: Karadeniz’de Irmağın Kıyısında Bungalov Deneyimi

Şehirden Kaçışın En Yeşil Hali: Karadeniz’de Irmağın Kıyısında, Zamanın Durduğu O Yer

Hani bazen bilgisayarın fişini çekersiniz ya? Ekran kararır, fan sesi susar ve odada sadece kendi nefes sesiniz kalır. İşte insan, modern şehrin o bitmek bilmeyen gürültüsü içinde bazen kendi fişini çekmek istiyor. "Biri beni durdursun, biri beni buradan alsın ve sadece su sesinin olduğu bir yere bıraksın" dediğiniz o anları çok iyi biliyorum. Çünkü ben de tam olarak o anlardan birinde, rotamı kuzeye, yeşilin en koyusuna çevirdim.

Bu yazı, sadece bir "bungalov incelemesi" değil. Bu yazı; gri binalardan sıkılan ruhlarımızın, toprağa ve suya dokunma hikayesi. Yanınıza kahvenizi alın, arkanıza yaslanın. Sizi Karadeniz’in saklı kalmış bir ırmağının kenarına, Tatilox güvencesiyle keşfettiğim (ve 5201 koduyla kalbime kazıdığım) o özel sığınağa götürüyorum.

Neden Şimdi? Neden Burası?

Karadeniz dendiğinde aklınıza ne geliyor? Hırçın dalgalar mı, yoksa sisli yaylalar mı? Benim aklıma gelen ilk kelime "arınmak". Şehir hayatı; trafik, mailler, toplantılar ve bitmeyen bildirim sesleriyle bizi öylesine yoruyor ki, tatil anlayışımız da artık değişti. Eskiden "her şey dahil" otellerde açık büfe sıralarına girmeyi tatil sanırdık. Şimdi ise lüksümüz sessizlik. Lüksümüz, sabah uyandığımızda korna sesi değil, kuş sesi duymak.

Tatilox üzerinden konaklama seçeneklerini incelerken gözüme çarpan 5201 kodlu tesis, fotoğraflarında bana şunu vaat ediyordu: "Burada kimse seni bulamaz, burada sadece sen ve doğa varsın." Tam da ihtiyacım olan şeydi. Şehir merkezine 25 km uzaklıkta olması, ulaşılabilir bir izolasyon sağlıyordu. Hem medeniyetten kopuk hem de acil bir durumda şehre inebilecek kadar yakın. Bu dengeyi kurmak zordur, ama burası başarmış.

Ordu Bungalov

 

 

Hazırlık Süreci: Doğaya Giderken Bavulda Neler Olmalı?

Yola çıkmadan önce sizinle biraz "bavul stratejisi" konuşalım. Gittiğimiz yer butik bir otel ya da şehir içi bir pansiyon değil. Burası doğanın kalbi. Dolayısıyla hazırlıklı gitmek, deneyimin kalitesini doğrudan etkiliyor.

Bungalov konseptli tatillerde en sık yapılan hata, orayı bir otel odası gibi düşünmektir. Oysa burası, konforlu bir kamp deneyimi (Glamping) ile otel rahatlığının tam ortasında duruyor.

Benim Bavulumun Olmazsa Olmazları:

Rahat, Katmanlı Kıyafetler: Karadeniz iklimi şakaya gelmez. Güneş varken tişörtle gezersiniz, bir bulut geçer polarınızı ararsınız. O yüzden "soğan kabuğu" taktiğiyle giyinmek hayat kurtarır.

Outdoor Ayakkabılar: Toprak yollar, çimenler, ırmak kenarı taşları... Beyaz spor ayakkabılarınızla vedalaşın, burası doğa yürüyüşü botlarının krallığı.

Kişisel Bakım ve İlaç Çantası: En yakın eczane muhtemelen kilometrelerce uzakta. Ağrı kesiciniz, sinek kovucunuz, güneş kreminiz yanınızda olsun.

Kitap ve Playlist: İnternet çekiyor olsa bile, elinizin telefona gitmesini istemeyeceksiniz. Uzun zamandır "okuyacağım" deyip ertelediğiniz o kitabı çantaya atın.

Yiyecek ve İçecek Stoğu: Burası en kritik madde. Birazdan detaylıca anlatacağım ama spoiler vereyim: Gittiğimiz bungalovda mutfak yok, mangal var. Bu yüzden stratejik bir alışveriş şart.

Ordu Kamp Yeri

 

 

Yolculuk Başlıyor: Yeşile Doğru İlk Adım

Araca binip şehirden uzaklaşmaya başladığınızda, radyodaki şarkıların ritmi bile değişiyor sanki. Karadeniz yolları, insanı hipnotize eden bir güzelliğe sahip. Şehir merkezinden uzaklaştıkça binalar azalıyor, yerini ağaçlara bırakıyor. Oksijen seviyesinin arttığını, camı hafifçe araladığınızda yüzünüze çarpan serinlikten anlıyorsunuz.

Tesisin konumu, şehir merkezine yaklaşık 25 kilometre. Bu mesafe gözünüzü korkutmasın, yolun büyük kısmı asfalt ve keyifli. Ancak sonlara doğru, o "saklı cennet" moduna girmek için toprak yola giriyorsunuz.

⚠️ Burası Önemli: Yol Durumu ve Uyarılar

Bungalova giden yolun son kısımları toprak. Eğer hava güzelse, güneşliyse bu yol size nostaljik bir köy yolu gibi gelecek, tozun toprağın tadını çıkaracaksınız. Ama eğer yağışlı bir dönemde, kışın ya da sonbaharın o ıslak günlerinde gidiyorsanız, altı yere yakın spor arabalarla biraz zorlanabilirsiniz. Bu yol, aslında deneyimin bir parçası. Size "Kolay ulaşılan yer kalabalık olur, burası ise özel" diyor sanki. Benim tavsiyem, hava durumunu kontrol ederek ve mümkünse biraz daha yüksek bir araçla yola çıkmanız. Ama endişe etmeyin, ulaştığınızda göreceğiniz manzara, o toprak yolda sallanmaya fazlasıyla değiyor.

Ve Karşınızda: Irmak Kenarındaki Sığınağınız

Tesise vardığımızda ilk dikkatimi çeken şey "düzen" oldu. Genelde doğa içindeki tesislerde, doğallık adı altında bir bakımsızlık görebilirsiniz. Otlar kontrolsüz büyümüştür, etraf dağınıktır... Ama burası öyle değil. Peyzajı, doğanın vahşiliğini bozmadan, insan elinin değdiği o özenli hissi veriyor.

Bungalovların yerleşimi çok akıllıca yapılmış. Yan bungalovdaki misafirle göz göze gelmiyorsunuz. "Mahremiyet" kelimesinin altı burada dolu dolu çizilmiş. Kendi bahçeniz, kendi verandanız ve önünüzde sadece size akıyormuş gibi hissettiren o ırmak var.

Karşılanma süreci oldukça hızlı ve profesyoneldi. İşletme sahipleri, Karadeniz insanının o sıcakkanlılığını profesyonellikle harmanlamış. Size anahtarı verip gitmiyorlar, alanı, imkanları ve dikkat etmeniz gerekenleri kısaca anlatıyorlar. Bu ilgi, "doğru yere geldim" hissini pekiştiriyor.

Tatilox Ordu Bungalov

 

Konaklama Deneyimi: Ahşabın Sıcaklığı

Bungalovun kapısını açtığınızda sizi o muazzam ahşap kokusu karşılıyor. Betonarme binaların ruhsuzluğundan sonra, yaşayan bir malzemenin içinde uyumak biyolojik saatinizi bile resetliyor. İçerisi tertemiz. Minimalist döşenmiş, göz yoran hiçbir detay yok. Yatak, tam karşısındaki camdan dışarıyı izleyebileceğiniz şekilde konumlandırılmış. Sabah gözünüzü açtığınızda ilk gördüğünüz şey telefon ekranı değil, ağaç dalları ve gökyüzü oluyor.

Mutfak Konusu: Bir Eksiklik mi, Yoksa Fırsat mı?

Gelelim en çok merak edilen ve belki de bazıları için "acaba?" dedirtecek konuya. Bungalovun içinde bir mutfak bulunmuyor. Ocağınız, tencereniz, yemek yapabileceğiniz bir tezgahınız içeride yok.

İlk başta "Nasıl yani, kahvemi nasıl yapacağım?" diye panikleyebilirsiniz. Ama durun, burası size farklı bir ritüel sunuyor. Dışarıda, verandanızda ya da bahçenizde size özel bir barbekü/mangal alanı var. Tesis yönetimi, mutfak koymak yerine insanları açık havada ateşin başında vakit geçirmeye teşvik etmiş. Bence harika bir karar.

Yemek pişirmek için dört duvar arasına girmek yerine, ırmağın sesi eşliğinde ateş yakmak, dumanın kokusunu içinize çekmek... Bu bir "zorluk" değil, bu tatilin en keyifli aktivitesi.

Yeme - İçme Rehberi: Nasıl Hayatta Kalırız? :)

Madem mutfak yok, o zaman stratejimiz ne olmalı? Burası "Market 2 dakika mesafede" diyebileceğiniz bir yer değil. En yakın markete gitmek için araca binip bayağı bir yol gitmeniz gerekebilir. Bu yüzden, tesise giriş yapmadan önce "Kamp Alışverişi" moduna girmeniz şart.

Mangal Sevenler İçin Altın Tavsiyeler:

  • Tesis size odun temin ediyor. Bu büyük bir hizmet, çünkü doğada kuru odun aramakla uğraşmıyorsunuz. Ancak kömür, çıra, ızgara teli gibi spesifik ihtiyaçlarınızı ve tabii ki pişireceğiniz etleri, sebzeleri yanınızda getirmeniz gerekiyor.
  • Menü Önerim: Akşam için güzel bir ızgara (köfte, sucuk, tavuk - pişmesi kolay olanlar), yanına közlemek için domates, biber, patlıcan. Sabah için ise termosunuzu ve pratik kahvaltılıklarınızı unutmayın.

Ha, "Ben uğraşamam, ateş yakamam" derseniz de aç kalmazsınız. Tesisin restoran bölümünde kahvaltı ve akşam yemeği servisi var. Ve burası benden kocaman bir artı puan aldı: Fiyatlar! Genelde bu tarz izole tesislerde "dağ başı tarifesi" uygulanır ve fiyatlar şehre göre 3 katıdır. Burada ise şehir merkezindeki ortalama bir kafeyle aynı fiyatları görüyorsunuz. Bu dürüst işletmecilik anlayışı, insana kendini "turist" değil "misafir" gibi hissettiriyor.

Tatilox Otel

 

Aktiviteler: Burada Zaman Nasıl Geçer?

"Bütün gün orada sıkılmadın mı?" diye soranlar oldu. İnanın, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım bile. Çünkü burada zamanın akışı farklı. Dakikalarla değil, anlarla yaşıyorsunuz.

Irmak Terapisi: Sadece sandalyenizi ırmak kenarına çekip oturmak bile başlı başına bir aktivite. Suyun akışını izlemek, Japonların "Zen" dediği o dinginlik haline geçmenizi sağlıyor. Kitabınızı okuyun, ya da hiçbir şey yapmayın. Sadece durun. Modern insanın en çok unuttuğu eylem bu: Durmak.

Doğa Yürüyüşleri: Tesisin çevresi keşfedilmeyi bekleyen patikalarla dolu. Sabahın erken saatlerinde, çiğ düşmüş çimenlerin üzerinde yürümek, ciğerlerinizi o temiz havayla doldurmak paha biçilemez.

Fotoğraf Maratonu: Eğer sosyal medya kullanıyorsanız ya da fotoğrafçılıkla ilgileniyorsanız, burası doğal bir stüdyo. Işık, ağaçların arasından süzülürken harika kareler veriyor. Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde ırmak üzerindeki yansımalar büyüleyici.

Golf ve Geniş Alanlar: Burası sadece bir konaklama yeri değil, aynı zamanda golf oynanabilen alanlara da sahip. Bu detay beni çok şaşırttı. Ayrıca geniş çim alanlar, yoga yapmak isteyenler, frizbi oynamak isteyenler ya da çocuğuyla top oynamak isteyenler için harika bir özgürlük alanı sunuyor.

Kimler İçin Uygun? (ve Kimler İçin Değil?)

Her tatil konsepti herkese uygun değildir, bunu dürüstçe konuşalım.

Burası Sizin İçin Cennet Olabilir, Eğer:

Romantik Çiftler: Baş başa kalmak, gözlerden uzak olmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Doğa Aşıkları: "Börtü böcekten korkmam, toprağa basmayı severim" diyenlerdenseniz bayılacaksınız.

Kamp Ruhlu Ama Konfor Arayanlar: Çadırda yatmak zor geliyor ama otel duvarları da sıkıyorsa, bungalov tam aradığınız orta yol.

Kalabalık Arkadaş Grupları: Mangal yakıp, gece ateş başında sohbet etmek isteyen gruplar için çok keyifli. Burası

Size Göre Olmayabilir, Eğer:

"Her Şeyim Ayağıma Gelsin" Diyenler: Oda servisi, lüks restoran menüleri arıyorsanız burası sizi zorlayabilir.

Doğa Fobisi Olanlar: "Ay burada böcek var mıdır?" diye tedirgin olacaksanız, doğanın içinde olduğunuzu hatırlatırım. :)

Ordu Gezilecek Yerler

 

 

Tatilox Deneyimim: Neden Bir Acenta İle Gitmeli?

Gelelim bu seyahatin mimarına. Biliyorsunuz, influencer olarak pek çok yerle iletişim halindeyim ama Tatilox ile olan deneyimim başkaydı. Günümüzde internette gördüğünüz fotoğrafla gittiğiniz yerin alakasız çıkması ("Catfishing" diyorlar ya hani) çok yaygın bir korku.

Tatilox’un en sevdiğim yanı şeffaflığı oldu. Sitede (Tatilox.com) 5201 koduyla tesisi incelediğimde ne gördüysem, gittiğimde de aynısıyla karşılaştım. Abartılı Photoshop’lu görseller değil, gerçeği yansıtan kareler vardı.

Rezervasyon süreci çok basitti. "Acaba yer var mı, işletmeciye ulaşabilir miyim?" stresi yaşamadan, kurumsal bir muhatapla işi çözmek büyük konfor. Bir sorun yaşadığınızda karşınızda Tatilox güvencesinin olduğunu bilmek, özellikle ailenizle gittiğiniz tatillerde içinizi rahatlatıyor.

Sizin İçin Bir Sürprizim Var!

Bu kadar anlattım, eminim canınız çekmiştir. :) Tatilox ile yaptığımız bu güzel iş birliği sonucunda, benim takipçilerime ve bu yazıyı okuyanlara özel bir güzellik de yaptık.

Eğer siz de Karadeniz’in bu saklı cennetinde, ırmak kenarında uyanmak isterseniz; Tatilox.com üzerinden 5201 kodu ile bu tesisi bulabilirsiniz.

Ve rezervasyon aşamasında "aslisahina" indirim kodunu kullanırsanız, %5 indirim kazanacaksınız. Bu kod önümüzdeki 1 ay boyunca geçerli olacak. Bence bu fırsatı değerlendirin ve kendinize bir iyilik yapın.

 

 

 

Son Söz: Doğaya Dönüş

Dönüş yolunda, arabanın dikiz aynasından o yeşilliğe son kez bakarken içimde garip bir huzur vardı. Sanki şehirde bıraktığım o stres yumağı çözülmüş, yerini sakin bir kabullenişe bırakmıştı.

Bungalov tatili sadece bir "konaklama" değil. Bir deneyim. Kendinize ayırdığınız, sevdiklerinizin yüzüne ekran ışığı olmadan bakabildiğiniz, yediğiniz yemeğin, içtiğiniz suyun tadını alabildiğiniz bir zaman dilimi.

Karadeniz’de, o ırmağın kenarında sizi bekleyen bir huzur var. Toprak yolun sonunda, ağaçların arasında, ateşin başında... Belki de aradığınız cevaplar, o sessizliğin içindedir.

Siz olsanız ne yapardınız? Çadırınızı alıp kamp moduna mı girerdiniz, yoksa bungalovun sıcaklığında keyif mi yapardınız? Yorumlarda buluşalım.

Sevgiyle ve doğayla kalın,

Aslı Şahin

Hoş geldiniz
Oturum Aç Kayıt Ol