Selam millet! Sonunda beklediğiniz o efsane rotanın detaylarıyla geldik. Biliyorsunuz, biz sadece "gitmek için" gitmiyoruz; gittiğimiz yerin ruhunu çekmek, o evin içinde sabah kahvesini içerken ne hissettiğimizi size olduğu gibi aktarmak istiyoruz. Bu sefer rotamızı Tatilox ile beraber Sapanca’nın o huzurlu kollarına kırdık. Ama bu bildiğiniz bungalov tatillerinden biraz farklı. Neden mi? Çünkü kendimizi bir anda Sakarya’da değil de, sanki Toskana’nın taş evlerinden birine ışınlanmış gibi bulduk. Hazırsanız, valizleri boşaltmadan önce yaşadığımız o büyülü deneyimin tüm detaylarına, "en bizden" halimizle dalıyoruz!
Arabayla tesisin kapısına yanaştığımızda bizi karşılayan o taş mimari ve modern dokunuş birleşimi, daha ilk dakikadan "Doğru yerdeyiz" dedirtti. Sapanca’da çok fazla seçenek var, kabul ediyoruz; ama buranın o kendine has İtalyan tarzı mimarisi, bölgedeki o klasik üçgen bungalov algısını tamamen yıkıyor. Evlerin dış cephesindeki taş işçiliği, bahçelerin o izole yapısıyla birleşince kendinizi gerçekten özel bir villada, size ait bir dünyada hissediyorsunuz.
Emircan her zamanki gibi hemen drone’u kaldırmak için sabırsızlandı, ben ise evin içindeki o meşhur odun sobasının (evet, gerçek bir kuzine sıcaklığı!) başında hayallere daldım bile. Evin içine girdiğiniz an sizi karşılayan o ahşap ve parke kokusu, hijyenin o tertemiz esintisiyle birleşiyor. Tatilox ekibinin bu tesis seçimindeki özeni, kapıdan girdiğiniz ilk saniyede kendini belli ediyor.

Biz konakladığımız süre boyunca tesisin farklı birimlerini de inceleme şansı bulduk çünkü biliyoruz ki kiminiz sevgilinizle romantik bir kaçamak, kiminiz ise tüm sülaleyi toplayıp gitmek istiyorsunuz.
Gelelim zurnanın zırt dediği yere: Havuz! Arkadaşlar, buradaki havuzlar sadece "süs" olsun diye yapılmamış. Her bir birimin kendine ait, tamamen izole (muhafazakar hassasiyeti olanlar için de çok uygun) bir bahçesi ve havuzu var. Havuzların ısıtmalı olması, "Eyvah hava serin mi?" derdini ortadan kaldırıyor. Biz akşamüzeri güneş batarken havuzun kenarında, arkada çalan hafif bir müzik eşliğinde meyve tabağımızı hazırladık ve o anın tadını çıkardık.
Bahçedeki mangal alanından bahsetmemek olmaz. Emircan’ın "Ben bu akşam şefim" dediği o meşhur mangal seansını hikayelerimizde görmüşsünüzdür. Kendi bahçenizde, kimseden rahatsız olmadan, doğanın o mis gibi kokusu içinde yemek yemek dışarıdaki en lüks restorandan daha keyifli. Mutfakta ihtiyacınız olan her şey (kahve makinesi, çaycı, kettle, tabak çanak takımı) en ince detayına kadar düşünülmüş. Yani marketten alışverişinizi yapıp gelmeniz yeterli, gerisini eve bırakın.

Bir blog yazısında en sevmediğim şey havada kalan bilgilerdir, o yüzden size biraz "teknik" ama hayat kurtaran detaylar vereyim:
@bizdengibiler olarak evden çıkmayı pek istemedik ama sizler için etrafı da biraz kolaçan ettik. Tesisin konumu o kadar stratejik ki;

Bizim iş birliği yaptığımız markalarda en çok dikkat ettiğimiz şey "güven". Tatilox, sadece bir rezervasyon sitesi değil, tatilinizin her anında yanınızda olan bir dost gibi. Tesisin gerçekliği, fotoğraflarla birebir uyuşması ve herhangi bir sorunda karşınızda anında bir muhatap bulabilmeniz çok kıymetli. Bizim için her şey tıkır tıkır işledi, size de gönül rahatlığıyla önermemizin sebebi bu.
Hayat çok hızlı akıyor, şehir gürültüsü bazen hepimizi boğuyor. Biz bu kaçamakta şunu anladık: Arada bir durmak, doğanın sesini dinlemek ve sevdiğinle kaliteli vakit geçirmek bir lüks değil, ihtiyaç. Sapanca’daki bu İtalyan esintili evler bize tam olarak bu alanı sundu.
Akşam yıldızları seyrederken Emircan’a döndüm ve "İyi ki geldik" dedim. Siz de kendinize veya sevdiklerinize bu hediyeyi verin. Bizden bir tavsiye; rezervasyonunuzu yaparken mutlaka ısıtmalı havuz ve soba detayını teyit edin, çünkü o ikili bu tatilin imza dokunuşu.
Sapanca’nın o puslu sabahlarına, akşamın huzurlu sessizliğine ve Tatilox’un kusursuz organizasyonuna kocaman bir teşekkür bırakıyoruz. Sorularınız olursa yorumlarda veya DM’de buluşalım!
Bir sonraki rotada, yine en doğal ve en "bizden" halimizle görüşmek üzere. Takipte kalın, gezgin kalın!
